Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

anAsaYfa/main__

çiZim/dRawing__

yaZIlar/wRitinG__

__ rangers nihat II

 

 

 

MakyajlI kadIn uyuyamIyordu. KafasIndakilerin akI§Indan cayIr cayIr ötmü§tü.
Bir kabusu yenmek istiyorsan ona ver. Veya onu arkadan becer deyip kafasInI kurcalayanlarI denemeye devam etti. Banyonun giri§ kapIsInIn önünde öylece duruyordu. Tüm bunlar böyle §eyetti.
Yataydan çizgileri seçtim. Bu benim yatay çizgili epey zaman sonra bile olsa ilk kazagIm. Çizgiler füme, aralar kIrIk beyaz. Hafif parlak bir ruj izi, tIrnaklarda özenli iç bükey fIrça darbeleri. Bir kIzI kIz yapan §eylerin altInda, nezaketin üstüne oturmaktan ötürü sadece §imdilik mutlu görünmek yatar. Zaten kadIn dedigin §imdilik tatmin olur. Çünkü bir öncesinde bile sonrakinin planlarInI yapmaya ba§lamI§tIr bile.
Bir ba§ka yer diger bir zaman...
Küçük karde§ teneke kö§ebentli ve plastik telli dolaba geldi. KapagInI açtI. Elma, patates, tur§u, kurutulmu§ çok az kIyma, biçimli bir kavanoz içinde belirsiz mü§temilat ve kendini salmI§ ye§il sebze öbekleri vardI. Sebzelerin arasIndan eriklere uzandI, bulduklarInI IsIrdI. Çekirdeklerini balkondan a§agI tükürdü.
Annenin düzeni içinde çalkalanan bir tel dolap efsanesinin neyi varsa hatIrlamak için modern buzdolabInda aynI düzeni görmek yeterdi. Bu buzdolapta hala o tel dolapta olmak veya ringte kafanI yuvarlamak... DolabI dolap ama daha da dolap yapan ve bunu o yapmaktan öldüren tek §ey sadece §uyla ilgili ayrIntIlarI anImsamaktI; sIfatlarI gebertelim mi?
Di§lenmi§ eriklerin tekerlenen tekerlekleri, atIk bunca ye§il malzeme, domatesin çekirdek yöresinden damItIk ye§il su, zeytinyagI peltesi, sarImsak kItIrI... Teknolojinin anImsayamayacagI detaylardan §i§en tel dolap ve Nihat.
Digerlerinin arasInda en cilveli olmak isteyen aynalI gözlüklü satenden ve boyadan gümü§ kadInlarIn en ba§Indaki yalanlarInI görecek kadar tiksinmi§tin lan Nihat. Bu memeler niye sahte, bu tenlerdeki epilasyonun kIldansiyahtüyizcikleri de ne, bizim kadInlarImIz niye bu kadar sahte ve ana ve bu salata. Bu ebedi küfrü bir yerde görmü§tün. AnahtarI da kapInIn agzInda unutmu§sun. ÇocuklarI da ta§lamI§sIn daha uzaktaki çimen sInIrIna gitsinler diye. Çocuklar çok gitmedi diye ta§I attIgIn bölgeden ta§ toplayIp yeniden uzaga dogru atmI§sIn, onlarI boyamI§sIn ve bu defa onlarIn küçük düzensiz hareket eden parmaklarInI tek tek tutmu§sun. Sen çocuklarI gerçek bir iyilikle seversin lan Nihat. Bunu her bir diger §eyle kIyaslayamazsIn, geçti artIk. Nihat hikayesini anlatIyor ama esas adamImIz bakInIyor ayakkabIlarIna dogru. Çimenlerin üstündeki kimya ögrencilerine moleküler yapI bo§ geçiyor. Partimizi kuruyoruz. Sabaha kadar geziyoruz. ‹steklerimizi sIralIyoruz ama istemediklerimizle bogazImIz bogum dügüm üstüne kurbaga.
Nihat'In çimenlerden kalkIp nalbura yönelmesi için sadece 3, bilemedin 13 dakika geçti. Bir tornavida ve bir uzun ama en uzunundan vida dedi, buldugunu aldI. Ve dübel aldI. VidanIn boy boy olan boylarIndan aldI. Oturma odasIndaki tornavida takImInI kurcaladI. YIldIz tornavida! Burgusu bIrgIn ve böyle derin olan uçlu olanI seçti. Kaseti koydu. DuvarI deldi. SIvanIn çimentosu kIvIrdandI, gözüne sIçradI. Yerde toprak toprak beton parçasI, gökte ölümsüz tadilat eylemi tIrIltIsI. Müzik ve CD üçgeni vardI.
Nihat'In tüm kafasI sabah 8 ak§am 7'dir. Öbürüne kimse karI§mazdI. Tuborg Gold hariç.
SigarayI bIraktIgIna pi§man oldu. Kalp hastalIgI için yogun bakImda kalan insanlarIn kabusunu ya§amak da insanlIk i§i. Kemiginin kenarInda közlü közlü yagIyla kuzu pirzolarI yemek, rakIlarI içine içine tepmek, derinden bir nefes sigara, bir acaip risklerle otomobil sürü§ü, bitmedi bir barda bir bira daha, hiç farkInda olmadan adamI olan bir kIza sarkmak, buldugun ilk kIzI da eve götürmek, motorsiklertli birinin otobanInda kar§Iya geçmek, damarlarI kabaran serserinin birine sen de kimsin ulaan diye bagIrmak neyse ve tüm bunlar niyeyse, yogun bakIm odasInda yatalak olarak kalIvermek ya§amIn kendidir diye dü§ünürken aramam gereken bir arkada§Im var diye mIrIltI. SakallarImIn tra§ çItIrtIsI bile tIkIrtI, diye bir ba§ka mIrIltI. Klozete damlatmI§sIn pu§t, rulo peçeteyle sil ve sifonu çek diye öbür mIrIltI. Betimlerin arasInda çimen çimen boyda, boy boy karambolü patlatIyorum bunlarI da düzelteyim diye o acaip yeni mIrIltI. MIrIltInIn sülalesi, kendiyle dövü§kenlerin en beter sopa yiyenlerinden biri olarak Nihat, "eger ülkem yeterince geli§seydi, sIradan bir cirit oyuncusu bile, sidik ve koyun kIlI kokan sIradan bir 1810 sIgIrInIn çobanI olan kovboyu kadar nitelikli kahramanlardan olabilirdi. HayatI boyunca çizgiroman sahteliginden ve felsefeden beslenmi§ biri daha ne bekler. OsmanlIda yok mu sanIyorsun tüm bir köyü yerinden oynatacak kadar esaslI bir köylü. Hala da var. Billahi de var.
CamlarI kapayIp dI§arI baktIgInda, bütün güzelliklerin sesi pimapen engeline asIlI kalmI§tI.
Manifestosunu cama bantladI.
Her dI§arIyI seyredi§inde bir satIr okumaya yemin etti. Hem bakarken, hem okurken camda bugu, ellerinde ter... Buguya yazdI. Yataga gidip uzandI ve "ya§lanmayI beklemek ne ho§. aklIna gelmeyecek olanlara sahip oldugunda artIk onlar §a§IrtIcI olmaktan çIkIyor" dedi.
Camdaki buguda §u yazI gittikçe azalan buguyla yava§ yava§ siliniyordu: "sonu yok"...

 

bAsTaRaFa Git__

__ <<öncEkiYazI __ sOnrAkiYazI>>

babaXa © 1999_2005